Çevre Mühendisliği Nedir?
Mühendislik, matematik ve doğa bilimleri konusunda okuma, gözlemde bulunma, öğrenme, deneyim ve uygulama ile kazanılan bilgileri, doğadaki madde ve enerjinin insanlık yararına ekonomik olarak kullanılabilmesini sağlamak üzere yöntemler geliştirme amacıyla ve karar verme yeteneğiyle uygulamaya koyma işidir.
Çevre Mühendisliği bu genel çerçeve içinde şu şekilde tanımlanabilir:
“Çevre Mühendisliği, yerel ve küresel ölçekte, insanları çevrenin, çevreyi
de insanların olumsuz etkilerinden korumak, insan sağlığı ve refahı için çevre
koşullarını iyileştirmek yönünde temel bilimsel kavramları uygulamaya koyan
mühendislik dalıdır.”
Her iki tanımda ortak olan en önemli nokta, bilginin uygulamaya konma sürecidir.
Bu tanım temel alınarak geliştirilen Çevre Mühendisliği Programı, gelişen
teknolojiyle ortaya çıkan toprak, su ve hava kirliliğinin giderilmesi konusunda
yapılacak çalışmaların tasarımı, projelendirilmesi ile insan sağlığı ve
refahına uygun çevre koşullarının sağlanması konularında eğitim ve araştırmalar
yapar. Çevremizdeki etkinlikler arasında yaşam için gerekli uyumu bozan etmenleri
ortaya çıkarma ve yeni uyumsuzluklara yol açmadan bunları ekonomik olarak giderme
amacını taşır.
Çevre mühendisleri, gerçekleştirilen tüm üretim-tüketim etkinliklerinin insan
sağlığına, refahına ve doğal dengeye zarar vermeyecek biçimde düzenlenmesi için
gereken önlemleri araştırır, her çeşit atık ve artıkların canlı ve cansız
varlıklara zarar vermeye başladığı sınır değerleri saptar, yerleşim merkezlerinin
su şebekesi, kanalizasyon gibi altyapı sistemlerinin insan sağlığına en uygun
biçimde inşa edilip işletilmesi için gerekli önlemlerin alınması için çalışır.
Çevre Mühendisinin Görevleri
Çevre Mühendisinin görevlerini bir kaç grupta toplamak mümkündür.
1) ÇEVRE YÖNETİMİ ve ÇEVRESEL ETKİ DEĞERLENDİRMESİ
Doğal ortamlar yeryüzündeki yaşamın sürdürülebilmesi için en önemli kaynaklardan
birisidir. Bu kaynakların tanımlanması, özelliklerinin belirlenmesi ve insan
kullanımı sonucu oluşacak kirliliğin etkilerinin azaltılması, kontrolü veya
minimize edilmesi için biyolojik, kültürel, sosyal ve ekonomik koşulların da dikkate
alınarak gerekli çevresel kararların verilmesi, alınması gereken önlemlerin
planlanması ve uygulanması, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporlarının
hazırlanması, etüd ve danışmanlık hizmetlerinin yapılması, çevre mühendislerinin
temel görevleri arasındadır.
2) RİSK ANALİZİ ve YÖNETİMİ
İnsan sağlığı ve ekolojik sistemler üzerinde kimyasalların oluşturduğu risklerin
değerlendirilmesi, oluşabilecek tehlikelere uygun cevap verebilecek, tehditlerin
etkisini ve olma ihtimalini azaltacak hazırlıkları, prosedürleri ve kontrolleri
teşhis etmek de çevre mühendislerinin görevleri arasındadır.
3) SU VE ATIKSU ALTYAPI TESİSLERİNİN TASARIMI VE İŞLETİLMESİ
Gerek evlerde, gerek sanayide, gerekse tarımda kullanılacak suyun miktarının ve
kalitesinin saptanması, kaynağından sağlanması, kullanıma uygun hale getirilmesi (su
arıtımı), kullanım sonrası uzaklaştırılması, çevre kirliliğine yol açmayacak
şekilde arıtılması (atıksu arıtımı), çevre yönetiminin önemli bir
safhasıdır.Bu işlemleri sağlıklı bir şekilde yürütmek için gerekli altyapı
tesislerinin tasarımı ve işletilmesi de çevre mühendisinin görev alanına girer. Bu
altyapı tesisleri su arıtma tesisleri, atıksu arıtma tesisleri, su, atıksu ve yağmur
şebekeleridir.
4) HAVA KİRLİLİĞİ YÖNETİMİ
Özellikle yoğun yerleşim bölgelerinde hava kirliliği kaynaklarının (bu kaynakların
başlıcaları ısınma ve üretim amaçlı yakıt kullanımı ve taşıma araçlarıdır)
ve hava kalitesinin belirlenmesi, hava kirliliğinin önlenmesi için bu kaynakların
kontrol altına alınması çevre mühendisinin görevlerinden biridir.
5) KATI ATIK YÖNETİMİ
Günümüzde giderek artan ve çeşitlenen tüketim malzemeleri ve modern yaşam,
beraberinde çok ciddi bir katı atık sorunu ortaya çıkarmıştır. Katı atıkların
geri kazanılmaları ve yeniden kullanılmaları, geri kazanılamayan kısmının ise
insan ve çevre sağlığını tehdit etmeyecek şekilde uzaklaştırılması çevre
mühendislerinin bir başka görevidir.
6) TEHLİKELİ ATIK YÖNETİMİ
Özellikle endüstrilerden kaynaklanan tehlikeli atıkların toksik etkilerinin
azaltılması ve önlenmesi, geri dönüşümünün sağlanması ve bertarafı,
işletmelerde kullanılan her türlü kimyasal maddenin malzeme güvenlik ve bilgi
formlarının düzenlenmesi, tehlikeli atıklarla ilgili ulusal ve uluslararası
mevzuatların takip edilmesi, tehlikeli ve toksik atıkların uluslararası ithalat ve
ihracatının takibi çevre mühendislerinin en önemli görevleri arasındadır.
7) GÜRÜLTÜ KİRLİLİĞİ YÖNETİMİ
Kent gürültüsünü artıran sebeplerin başında gelen, özellikle yoğun trafiğin
yaşandığı bölgelerdeki araç gürültülerinden, belediye sınırları içerisinde
bulunan endüstri bölgelerinde oluşan gürültülerden oluşan ve önemli bir çevre
sorunu olan gürültü kirliliğinin önlenmesi çevre mühendislerinin görevleri
arasındadır.
8) ÇEVRESEL ETKİNLİKLERİN EKONOMİK VE HUKUKİ BOYUTLARI
Çevre korunmasının ve insanların çevrenin zararlı etkilerinden korunmasının
ekonomik ve hukuki boyutları çok önemlidir. Çevre mühendisi, çevre ile ilgili yasa
ve yönetmelikleri yorumlayabilmeli, ulusal ve uluslararası yayınları ve mevzuatları
takip edebilmeli, ekonomik analizler yapabilmeli, çevre projelerini ekonomik, sosyal ve
hukuksal yönden kıyaslayabilmelidir.
Çevre Mühendislerinin Görev Alabilecekleri Yerler
1) BELEDİYELER
Belediyelerin halka götürdüğü hizmetlerin çoğu, çevre mühendislerinin görev
alanına girmektedir. Su ve Atıksu Arıtma Tesisleri, Katı Atık Toplama, Geri Kazanım
ve Bertaraf Sistemleri, Şehiriçi Su ve Kanalizasyon Şebekesi bunlara birer örnektir.

2) İLLER BANKASI, DEVLET SU İŞLERİ, ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI GİBİ
ÇEŞİTLİ KAMU KURULUŞLARI
Ülkemizde pek çok altyapı tesisinin kuruluşunu gerçekleştirmekte olan İller
Bankası ve su kalitesinin izlenmesi gibi konularda çalışan Devlet Su İşleri bu
çalışmaları yürütmek için çevre mühendislerine ihtiyaç duymaktadır. Ayrıca
Çevre ve Orman Bakanlığı ve yan kuruluşları da çevre mühendisleri için iş
olanakları yaratabilirler.

3) ENDÜSTRİYEL TESİSLER
Çevre Kanunu ve bu kanuna bağlı yönetmeliklerin çıkması ile, sanayi kuruluşları
çevre kirliliğine yol açacak atıklarını kaynağında önlemek, geri kazanmak,
arıtmak ve bertaraf etmek zorunda kalmışlardır. Pek çok sanayi kuruluşu için bu
işlemler, çevre korunmasının yanısıra hammadde geri kazanımında da yararlı
olmaktadır. Dolayısıyla endüstriyel tesisler çevre mühendisleri için çok önemli
bir iş sahasıdır.
4) ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ VE HİZMETLERİ ÜRETEN ÖZEL KURULUŞLAR
Günümüzde pek çok özel kuruluş, çevre kirliliğini önlemek için teknoloji
üretmekte ve danışmanlık hizmetleri vermektedir. Bu tür kuruluşlar çevre
mühendislerine gereksinim duymaktadırlar.
5) ÇEVRE KORUNMASINDA GÖNÜLLÜ KURULUŞLAR
Toplumda çevre bilincinin gelişmesiyle, çevre korunmasına katkıda bulunan sivil
toplum örgütlerinin etkinlikleri ön plana çıkmaktadır. Doğal Hayatı Koruma
Derneği (DHKD), Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları
Koruma Vakfı (TEMA) ve Türkiye Çevre Vakfı (TÇV) bunlardan bazılarıdır.
6) ÜNİVERSİTELER, YÜKSEKOKULLAR, ENSTİTÜLER VE MERKEZLER
Eğitim, öğretim ve araştırma etkinliklerini yürüten bu kurumlar, araştırma ve
akademik kariyer yapmayı hedefleyen çevre mühendisleri için uygun ortamlardır.
ANA SAYFA / GENEL BİLGİ / ÖĞRETİM KADROSU / DERSLER / DUYURULAR / BAĞLANTILAR
MÜHENDİSLİK MİMARLIK
FAKÜLTESİ / ANADOLU ÜNİVERSİTESİ